Zonguldak’ta trafiğe çıkmak ayrı dert, aracı park etmek ayrı…
Özellikle kent merkezinde araç kullananların her gün karşılaştığı en büyük sorunlardan biri artık park yeri bulabilmek. Gazipaşa Caddesi ve çevresine işi düşen bir sürücü, gideceği yere ulaşmadan önce neredeyse “Arabayı nereye bırakacağım?” hesabını yapmak zorunda kalıyor.
Şehir büyüyor, araç sayısı artıyor ancak otopark imkânlarının aynı ölçüde arttığını söylemek zor.
Sabah ve öğle saatlerinde kent merkezinde birkaç tur atıp park yeri arayan araçları görmek sıradan bir görüntü haline geldi. Park yeri bulunamayınca bu kez ara sokaklar devreye giriyor. Yol kenarları doluyor, kaldırımlar işgal ediliyor, ikinci sıra parklar ortaya çıkıyor.
Sonra da hep birlikte “Zonguldak’ın trafiği neden bu kadar sıkışıyor?” diye soruyoruz.
HER BOŞLUK OTOPARK OLDU
Kent merkezinde öyle bir noktaya geldik ki sürücüler için uygun görünen her boşluk potansiyel park alanına dönüşmüş durumda.
Dar sokakların iki tarafına araç bırakıldığında iki aracın karşılıklı geçmesi bile sorun olabiliyor. Daha kötüsü, kaldırımlara bırakılan araçlar nedeniyle yayalar zaman zaman yola inmek zorunda kalıyor.
Çocuk arabasıyla yürüyen anne-babayı, yaşlıları ve engelli vatandaşları düşünün.
Kaldırımın amacı araç park etmek değil, insanın güvenli şekilde yürüyebilmesini sağlamaktır.
Ancak yalnızca sürücüyü suçlamak da çözüm değil.
Vatandaşa “Buraya park etme” diyorsanız, makul mesafede “Aracını buraya bırakabilirsin” diyebileceğiniz alternatifler de üretmeniz gerekiyor.
ZONGULDAK’IN OTOPARK MESELESİ ARTIK ERTELENMEMELİ
Zonguldak’ın coğrafi yapısının şehircilik açısından ne kadar zor olduğu ortada.
Bir tarafta deniz, diğer tarafta dik yamaçlar…
Kent merkezindeki kullanılabilir alan zaten sınırlı. Tam da bu nedenle otopark meselesinin günübirlik uygulamalarla değil, uzun vadeli şehir planlamasıyla ele alınması gerekiyor.
Her sorunu yol kenarına çizilecek birkaç park çizgisiyle çözmek mümkün değil.
Zonguldak’ın artık katlı ve yer altı otoparklarını, merkezi noktalardaki uygun alanları ve kent merkezine araç girişini azaltabilecek ulaşım seçeneklerini ciddi biçimde tartışması gerekiyor.
Çünkü mesele yalnızca otomobil sahiplerinin konforu değil.
Otopark sorunu doğrudan trafik, yaya güvenliği, esnafın ulaşılabilirliği ve kent yaşamının kalitesiyle ilgili.
PARK YERİ ARAYAN ARAÇ DA TRAFİK YARATIYOR
Meselenin gözden kaçan taraflarından biri de bu.
Bir sürücü park yeri bulamayınca ne yapıyor?
Aynı sokaktan tekrar geçiyor. Sonraki sokağa giriyor. Orada da yer bulamayınca yeniden caddeye çıkıyor.
Yani kent merkezindeki araçların bir bölümü bir yere ulaşmaya değil, park edecek yer bulmaya çalışıyor.
Bu da zaten sınırlı olan yol kapasitesinin daha fazla kullanılmasına neden oluyor.
CEZA TEK BAŞINA ÇÖZÜM DEĞİL
Yanlış parkla mücadele elbette edilmeli.
Trafiği kapatan, kaldırımı işgal eden, yaya geçidine veya geçiş noktalarına araç bırakanlara gerekli işlemler uygulanmalı.
Ancak sadece ceza keserek Zonguldak’ın otopark sorununu çözemeyiz.
Denetimin yanında alternatif üretmek gerekiyor.
Vatandaş aracını nereye bırakacak?
Kent merkezindeki esnafın, çalışanların ve burada yaşayan insanların uzun süreli park ihtiyacı nasıl karşılanacak?
Kısa süreli park alanları nasıl düzenlenecek?
Toplu taşımanın kent merkezindeki araç yoğunluğunu azaltması için neler yapılacak?
Asıl konuşmamız gereken sorular bunlar.
BU ŞEHİRDE OTOPARK LÜKS DEĞİL, İHTİYAÇ
Zonguldak’ın trafik problemini konuşacaksak otopark sorununu görmezden gelemeyiz.
Yeni yollar kadar, mevcut yolları araç deposuna dönüşmekten kurtaracak projelere de ihtiyacımız var.
Sürücüye kızmak kolay.
“Aracını oraya bırakma” demek de kolay.
Zor olan, “Buraya bırakma ama sana şu çözümü sunuyorum” diyebilmek.
Zonguldak’ın ihtiyacı tam olarak bu.
Çünkü bugün kent merkezine aracıyla gelen vatandaşın yaşadığı tabloyu tek cümleyle özetlemek mümkün:
Arabayı kullanmak kolay, Zonguldak’ta park edecek yer bulmak zor.













