Zonguldak’ta eğitim denildiğinde genellikle okul binalarını, ders kitaplarını, sınavları ve öğretmenleri konuşuyoruz.
Ancak öğrencinin eğitime ulaşabilmesi için önce okula ulaşabilmesi gerekiyor.
İşte tam da burada ailelerin her eğitim döneminde karşısına çıkan önemli bir gider var:
Ulaşım.
Okul servislerinin ücretleri birçok aile için ciddi bir bütçe kalemine dönüşürken, servis kullanamayan öğrenciler halk otobüslerine ve dolmuşlara yöneliyor.
Sabah bir ücret…
Akşam bir ücret…
Bunu haftada beş, ayda yaklaşık 20 okul günü üzerinden düşündüğümüzde ortaya küçümsenmeyecek bir gider çıkıyor.
Üstelik bir evde iki veya üç öğrenci varsa ulaşım masrafı katlanıyor.
Bu nedenle Zonguldak’ta artık şu öneriyi ciddi ciddi tartışmanın zamanı geldi:
65 yaş üstü vatandaşlarımız toplu taşımadan ücretsiz yararlanabiliyorsa, öğrenciler için de ücretsiz ulaşım modeli neden oluşturulmasın?
SERVİSE BİNEMEYEN ÖĞRENCİ NE YAPACAK?
Okul servisi elbette aileler açısından önemli bir kolaylık.
Öğrenci evinin yakınından alınıyor, okuluna bırakılıyor ve ders bitiminde tekrar evine getiriliyor.
Ancak her aile servis ücretini karşılayabilecek ekonomik imkâna sahip değil.
Özellikle aynı evden iki çocuğun okula gittiğini düşünün.
İki ayrı servis ücreti…
Kırtasiye masrafı…
Okul kıyafeti…
Beslenme…
Cep harçlığı…
Kitap ve diğer eğitim ihtiyaçları…
Ailenin zaten kira, market, elektrik, su ve doğalgaz gibi temel giderleri bulunuyor.
Bu nedenle bazı aileler servis seçeneğini daha baştan değerlendiremiyor.
Çocuk da sabah evden çıkıp dolmuşa veya halk otobüsüne binerek okuluna gitmeye çalışıyor.
Yani servis ücretlerinin yüksekliği yalnızca servis kullanan ailelerin meselesi değil.
Servis kullanamayan öğrencinin toplu taşımaya yönelmesinin de nedenlerinden biri.
SERVİS PAHALI, DOLMUŞ DA HER GÜN AYRI MASRAF
“Servise binmesin, dolmuşla gitsin” demek kolay.
Ama dolmuş da ücretsiz değil.
Öğrenci her sabah cebine yol parasını koymak zorunda.
Ders bitiyor, dönüş için tekrar para gerekiyor.
Bazen okuldan çıktıktan sonra kursa gidecek.
Yine ulaşım.
Kütüphaneye gidecek.
Yine ulaşım.
Sınava girecek.
Yine ulaşım.
Eğitim yalnızca ev ile okul arasındaki yolculuktan ibaret değil ki…
Öğrencinin sosyal, kültürel ve eğitim hayatının içerisinde sürekli bir ulaşım ihtiyacı var.
Dolayısıyla günlük birkaç yolculuk küçük bir harcama gibi görünse de ay sonunda aile bütçesinde önemli bir rakama dönüşebiliyor.
BİR EVDE İKİ ÖĞRENCİ VARSA HESAP DEĞİŞİYOR
Ulaşım meselesini değerlendirirken tek çocuk üzerinden hesap yapmak da doğru değil.
Zonguldak’ta iki, hatta üç çocuğunu okutan aileler var.
Bir öğrenci lise öğrencisi…
Diğeri ortaokul öğrencisi…
Belki üçüncüsü üniversiteye hazırlanıyor.
Her birinin ulaşım ihtiyacı farklı.
Servis kullanamıyorlarsa dolmuş veya otobüs kullanıyorlar.
Aile her sabah çocuklarının cebine yalnızca harçlık değil, ulaşım parasını da koymak zorunda kalıyor.
İşte bu nedenle öğrencinin ulaşımına yapılacak destek aslında sadece öğrenciye değil, doğrudan aile bütçesine yapılmış bir destektir.
EĞİTİME DESTEK SADECE KALEM, DEFTER VERMEK DEĞİLDİR
Sosyal destek denildiğinde çoğu zaman kırtasiye yardımı veya burs akla geliyor.
Bunların tamamı önemli.
Fakat çocuğun okula ulaşımını kolaylaştırmak da en az bunlar kadar önemli.
Bir öğrenciye defter veriyorsanız eğitimine katkı sağlıyorsunuz.
Kitap veriyorsanız eğitimine katkı sağlıyorsunuz.
Burs veriyorsanız eğitimine katkı sağlıyorsunuz.
Peki her sabah okuluna ücretsiz ulaşmasını sağlamak eğitim desteği değil mi?
Bence fazlasıyla öyle.
Hatta öğrencinin her gün doğrudan faydalanacağı sosyal desteklerden biri olabilir.
ÖĞRENCİ KARTINI BASIP OKULUNA GİTSİN
Zonguldak’ta bunun için bir model geliştirilebilir.
Öğrenci kartı oluşturulur.
Gerçek öğrencilik durumu sistem üzerinden doğrulanır.
Belirlenen toplu taşıma araçlarında kullanılabilir.
Gerekirse günlük kullanım sınırı getirilir.
İstenirse yalnızca eğitim-öğretim günlerinde geçerli olur.
Tamamen ücretsiz sistem ekonomik olarak uygulanabilir görülmezse belirli sayıda ücretsiz biniş hakkı tanımlanabilir.
Yani seçenek çok.
Önemli olan “Olmaz” demeden önce “Nasıl olabilir?” sorusunu sormak.
OTOBÜSÇÜ VE DOLMUŞÇU DA MAĞDUR EDİLMEMELİ
Burada bir noktayı özellikle belirtmek gerekiyor.
Öğrenci ücretsiz taşınsın derken toplu taşıma esnafının bütün maliyeti üstlenmesini beklemek de doğru olmaz.
Araçların yakıtı var.
Bakımı var.
Sigortası var.
Şoför gideri var.
Yedek parçası var.
Vergisi var.
Dolayısıyla öğrenciye ücretsiz ulaşım sağlanacaksa bunun finansman modeli de oluşturulmalı.
Belediye, ilgili kamu kurumları ve taşımacılar bir araya gelerek öğrenci başına destek veya biniş başına ödeme gibi seçenekleri değerlendirebilir.
Öğrenci ücretsiz binsin ama taşımacı da zarar etmesin.
Doğru olan budur.
65 YAŞ ÜSTÜNE VARSA ÖĞRENCİ İÇİN DE BİR MODEL OLMALI
65 yaş üstü vatandaşlarımızın ücretsiz ulaşım hakkı önemli bir sosyal uygulama.
Buna kimsenin itirazı olmamalı.
Bizim söylediğimiz başka:
Bu sosyal yaklaşım öğrenciler açısından da değerlendirilsin.
Çünkü öğrencinin düzenli geliri yok.
Çalışmıyor.
Ailesinin verdiği parayla eğitim hayatını sürdürüyor.
Dolayısıyla öğrencinin ulaşım maliyetini azaltmak, bir anlamda ailenin eğitim giderini azaltmaktır.
Özellikle servis ücretlerini karşılamakta zorlanan aileler açısından böyle bir uygulama ciddi bir rahatlama sağlayabilir.
SERVİSE PARASI YETMEYEN ÇOCUK EĞİTİMDE DEZAVANTAJ YAŞAMASIN
Asıl üzerinde durmamız gereken mesele bu.
Bir ailenin ekonomik durumu çocuğun eğitim olanaklarına erişimini mümkün olduğunca az etkilemeli.
Maddi durumu iyi olan aile çocuğunu servisle gönderirken, servis ücretini karşılayamayan ailenin çocuğu ulaşım konusunda her gün ayrı bir hesap yapmak zorunda kalmamalı.
Çünkü çocukların ekonomik şartları aynı olmayabilir.
Ama eğitim hakkı konusunda mümkün olduğunca eşit fırsatlara sahip olmaları gerekir.
Öğrenci sabah evden çıkarken cebini kontrol edip,
“Dolmuş param var mı?”
diye düşünmemeli.
Anne-baba da ay başında,
“Bu ay çocukların yol parasını nasıl çıkaracağız?”
hesabı yapmak zorunda kalmamalı.
ZONGULDAK BUNU TARTIŞMAYA AÇSIN
Belki bugün tamamen ücretsiz öğrenci ulaşımı mümkün görülmeyebilir.
O zaman başka modeller konuşulsun.
Okul saatlerinde ücretsiz olsun.
Belirli sayıda biniş ücretsiz olsun.
İhtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına ücretsiz kart verilsin.
Belediye belirli bir kısmını karşılasın.
Öğrenci abonmanı oluşturulsun.
Ama mutlaka bir şey yapılsın.
Çünkü hayat pahalılığının arttığı bir dönemde ailelerin üzerinden kaldırılan her düzenli gider önemlidir.
Hele söz konusu çocukların eğitimi olduğunda daha da önemlidir.
Zonguldak’ta servis ücretini karşılayamadığı için dolmuşa veya halk otobüsüne yönelen öğrenciler varsa onların sesini de duymak gerekiyor.
65 yaş üstü vatandaşlarımız ücretsiz ulaşım hakkından yararlanıyor.
Şimdi Zonguldak şu soruyu da tartışmalı:
Öğrenciler neden ücretsiz ulaşamasın?
Çocuk okula gidiyor.
Dersine gidiyor.
Kütüphaneye gidiyor.
Kursa gidiyor.
Geleceğini kurmaya gidiyor.
Belki de ona verebileceğimiz en anlamlı desteklerden biri çok basit:
Kartını bassın, ücret düşünmeden okulunun yolunu tutsun.
HABER: YUSUF ÇOLAK













