26 Ağustos 1931 tarihi, Zonguldak için takvimdeki sıradan bir gün değil; kentin kaderinin, emeğin ve alnının akıyla kazanılan helal lokmanın cumhuriyet vizyonuyla mühürlendiği andır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün o gün Ertuğrul Yatından limana inip attığı her adım, Zonguldak’ı sadece bir maden havzası olmaktan çıkarıp, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk il ve sanayi motoru haline getirmiştir.
Atatürk’ün kenti ziyareti sırasında ifade ettiği “Zonguldak’ın derin toprakları altındaki servet-i madeniye ne kadar kıymetliyse, bizim nazarımızda Zonguldak da o kadar sevimli bir vilayetimizdir” sözü, bu topraklarda dökülen her damla alın terinin devlet katındaki karşılığıdır. O gün yer altındaki kömür, sadece bir enerji kaynağı değil; bağımsız bir ülkenin sanayileşme hamlesinin, lokomotiflerinin ve fabrikalarının harcı olarak tescil edilmiştir.
Aralarından geçen 95 yıla rağmen, bu gurur kentin sokaklarında ve kömür karası ellerinde tazeliğini koruyor. Ancak 95. yıl dönümünü anmak, sadece geçmişi yad etmek ya da protokolden ibaret törenler düzenlemek anlamına gelmemelidir. Atatürk’ün bu kente duyduğu güven, günümüzde Zonguldak’ın üretimine, madencisinin can güvenliğine, kentin sosyal gelişimine ve yaşam kalitesine sahip çıkmayı gerektirir. Yer altındaki binlerce metre derinlikte ülkenin geleceği için çalışan emekçinin hakkını korumak, o gün atılan adımlara verilecek en anlamlı cevaptır.
Zonguldak, Türkiye’nin kalkınma meşalesini ilk yakan kentlerden biri olmanın onurunu taşımaya devam ediyor. 95 yıl sonra bugün bize düşen; “siyah pırlantanın” ışığını, cumhuriyetin ikinci yüzyılında da aynı inanç, emek ve vizyonla geleceğe taşımaktır.
Ayrıca :
Zonguldak’ın kömür karası ellerinde, maden ocaklarının derinliklerinde ve alın teriyle büyüyen bu şehirde 30 Ağustos’un anlamı belki de daha başka hissedilir. Çünkü bu topraklar; çalışmanın, üretmenin, fedakârlığın ve vatan için omuz omuza vermenin ne demek olduğunu çok iyi bilir.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Büyük Zafer’in tüm kahramanlarını, vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Zaferin ışığı dün olduğu gibi bugün de yolumuzu aydınlatsın; Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında o ışığı daha da ileriye taşıyacak güç, inanç ve kararlılık hep bizimle olsun.













