DEVLET 18 YAŞINDA
Devlet bazen susar… Bazen geri çekilir, olup biteni izliyormuş gibi görünür. Ama bu, devletin güçsüz olduğu anlamına gelmez. Devletin hafızası vardır, sabrı vardır ve zamanı geldiğinde gereğini yapacak gücü vardır.
Son dönemde suç örgütlerine, sokak çetelerine, mafya yapılanmalarına ve organize suç gruplarına yönelik peş peşe gerçekleştirilen operasyonlar, devletin gerektiğinde nasıl güçlü bir şekilde harekete geçtiğini bir kez daha gösteriyor.
Kendilerini devletin yerine koymaya çalışanlar, insanlara korku salarak güç devşirenler, sokakları kendi hâkimiyet alanı zannedenler bugün birer birer adaletin karşısına çıkarılıyor. Dün dokunulmaz olduğunu düşünenlerin bugün kelepçelenerek cezaevine gönderilmesi, aslında çok net bir mesajdır:
Bu ülkede son sözü suç örgütleri değil, hukuk söyler.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, “Kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız, arkasında kim olursa olsun kimseyi affetmeyeceğiz” yönündeki açıklamaları da bu mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğine işaret ediyor.
Şimdi sırada gençleri zehirleyen uyuşturucu baronları, insanların hayatını ve ailelerini karartan sanal kumar düzeni ve toplumun kanayan yaralarından biri olan tefecilik var.
Özellikle Zonguldak’ta tefecilik iddiaları üzerinde daha fazla durulması gerekiyor. Borç batağına sürüklenen insanların, çaresizlik içerisinde tefecilerin eline düşmesi sadece ekonomik bir mesele değildir. Bu durum aileleri dağıtıyor, yuvaları yıkıyor, insanları psikolojik olarak çıkmaza sürüklüyor.
Madencinin alın teriyle kazandığı paranın, borç ve faiz sarmalında başkalarının cebine gitmesine artık seyirci kalınmamalıdır.
Bir tarafta sanal kumar siteleri, diğer tarafta uyuşturucu, tefecilik ve sokak çeteleri…
Bunların tamamı birbirinden bağımsız sorunlar gibi görünse de aslında aynı hedefe saldırıyor: Toplumun geleceğine.
Devletin görevi yalnızca suç işlendikten sonra operasyon yapmak değil, bu bataklığın oluşmasına neden olan düzeni de kurutmaktır. Gençlerimizi uyuşturucudan, ailelerimizi sanal kumardan, alın terimizi tefecilerden korumak zorundayız.
Ve unutulmamalıdır:
Devlet uyumaz. Devlet ölü taklidi yapabilir. Ama zamanı geldiğinde suç örgütlerinin tepesine çöker.
Çünkü devletin yaşı yoktur.
Devlet her zaman 18 yaşındadır.
Genç, güçlü, dinamik ve gerektiğinde yumruğunu masaya vuracak kadar kararlı…
Şimdi yapılması gereken bellidir: Sokak çeteleri, uyuşturucu baronları, sanal kumar ağları ve tefecilik düzeni tek tek mercek altına alınmalı; suçun kim tarafından işlendiğine değil, suçun ne olduğuna bakılmalıdır.
Çünkü adalet herkese lazımdır.
Ve bu ülkenin sokaklarını da, gençlerini de, madencisini de, ailesini de suç baronlarına teslim etmeye kimsenin hakkı yoktur.













