Zonguldak’ta bir zamanlar her mahallenin vazgeçilmezi olan bakkallar, bugün ayakta kalma mücadelesi veriyor. Sabah erkenden kepenk açan, mahallelinin ihtiyacını karşılayan, çocukların harçlığıyla alışveriş yaptığı o küçük dükkânlar, artık büyük zincir marketlerin gölgesinde kalıyor. Peki, mahalle kültürünün önemli bir parçası olan bakkallar daha ne kadar dayanabilecek?
Bugün Zonguldak’ın merkezinden Ereğli’ye, Kozlu’dan Kilimli’ye kadar pek çok yerde zincir marketlerle karşılaşıyoruz. Vatandaş doğal olarak bütçesine uygun alışveriş yapmak istiyor. Kampanyalar, indirimler ve ürün çeşitliliği büyük marketleri cazip hale getiriyor. Ancak bu durum, sınırlı sermayeyle çalışan mahalle bakkalının rekabet etmesini her geçen gün zorlaştırıyor.
Bir bakkal düşünün… Sabah erkenden dükkânını açıyor, akşam geç saatlere kadar çalışıyor. Kirasını, elektriğini, vergisini ve diğer giderlerini karşılamaya uğraşıyor. Üstelik sattığı ürünlerden elde ettiği kazanç da her zaman yeterli olmuyor. Büyük marketlerin toplu alım gücü karşısında aynı fiyatları sunmakta zorlanan küçük esnaf, müşterisini kaybetmemek için bazen kazancından fedakârlık yapmak zorunda kalıyor.
Oysa mahalle bakkalı yalnızca alışveriş yapılan bir yer değildir. Yaşlı bir vatandaşın halini hatırını soran, çocuğun eksik parasını bazen önemsemeyen, komşusunun ihtiyacını bilen bir mahalle kültürüdür. Büyük marketlerde bulamayacağımız bu samimiyet, yıllardır mahalle yaşamının önemli bir parçası olmuştur. Bir bakkalın kepenk kapatması, bazen bir mahallenin hafızasından da bir parçanın eksilmesi demektir.
Elbette zincir marketleri suçlamak ya da vatandaşa nereden alışveriş yapacağını söylemek doğru değil. Geçim sıkıntısı yaşayan insanlar haklı olarak daha uygun fiyatlı ürünlere yöneliyor. Ancak küçük esnafın da rekabet edebilmesi için desteklenmesi gerekiyor. Esnafın giderlerini hafifletecek uygulamalar, yerel üreticilerle kurulacak iş birlikleri ve küçük işletmelerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar bu açıdan önem taşıyor.
Bir de meselenin geleceği var. Bugün mahalle bakkalı kapanırsa yarın aynı sokakta yeni bir esnafın dükkân açması ne kadar kolay olacak? Gençler kendi işini kurmaya cesaret edebilecek mi? Mahallelerimiz yalnızca büyük market tabelalarından mı oluşacak? Küçük esnafın ayakta kalması, sadece ticaretin değil, mahalle hayatının da devam etmesi anlamına geliyor.
Sonuç olarak Zonguldak’ta mahalle bakkallarının yaşadığı sıkıntıları görmezden gelmemeliyiz. Vatandaşın uygun fiyatlı alışveriş yapma hakkını korurken küçük esnafın da yaşama şansını artıracak çözümler üretmeliyiz. Çünkü mesele yalnızca bir dükkânın açık kalması değil, yıllardır mahalleleri birbirine bağlayan dayanışma kültürünün korunmasıdır. Bugün mahalle bakkalının ışığı sönerse yarın o sokakta sadece bir dükkân değil, bir parça komşuluk da eksilecek.













